Copyright © Fatih Mecit Öztürk.

About

      Fatih Mecit Öztürk; Profesyonel Fotoğrafçı.

      1982 yılında İstanbul’da doğdu. Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Otomotiv Bölümü’nden birincilik ile mezun oldu. Müzik ile ilgisi lise yıllarında başladı ve 10 yılı aşkın bir süre çalışmalarını sürdürdü.

         Fotoğraf ile tanışması bir müzik grubunun fotoğraflarını çekmesi ile gerçekleşti. Çeşitli akademisyen ve fotoğrafçılardan aldığı dersler ile fotoğrafçılığını geliştirdi.

        Halen profesyonel olarak çeşitli  sosyal medya kuruluşlarında fotoğraf eğitmenliği ve köşe yazarlığı yapan Öztürk, bunların yanı sıra çeşitli kuruluşların ürün ve reklam çekimleri işlerini de sürdürüyor.

____________

             I was born in a way I was surprised and in a silence. Without warning slapped on my backside and with this first slap, I opened my lungs to breath and to cry, my first small introduction to singing.
A photograph was taken of me when I was just born and my eyes were not even open. The flash of the camera must have remained with me subconsciously and was the first spark to my life as a photographer.
My childhood passed in a beuty of the Bosphorus. It is impossible that not having a quietness,  tranquility and peace in your soul, while you live in a place like that.
My teenage was passed in the same place. because of having my own life and self-responsibility, I had tol ive in a different cities of Turkey. And while everything had changed, I turned back to İstanbul, where my life was begun and had meaning.
Aim and subjective
When the aim of the life is looking the world in an aspect, I remember art, photo, music, dance and paint etc. Translating the notates of Feeling the freedom in my soul, photographing this freedom, view of the emotions and the silence are my best thing that I do.

___________
Dünyaya sessiz sedasız,doğum anı çığlığımı atmadan bir şaşkınlıkla gelmişim, tam neler oluyor burada diye anlamaya çalışırken popoma yediğim, hayattaki ilk şaplağımla cıyaklamaya başlayıp sesimi duyurmuşum, müzisyenliğe ilk adım atışım olmuş bu. İlk Fotoğrafımın daha gözlerim tam anlamıyla görmezken çekilmesiyle, hissettiğim flash sayesinde fotoğraf makinalarına ilgim başlamış. Çocukluğum İstanbul’da boğazı gören bir manzarada geçmişti, insanın burada büyüyüp içsel dinginliğini o zamanlar kazanmaması imkansız. Gençliğim uzun bir müddet aynı yerde geçerken, hayatın idamesi ve insanın kendini yaptıklarıyla etiketlemesi adına Türkiye’nin belirli şehirlerinde yaşamak zorunda kaldım. Herşey bittiğinde tekrardan istanbul’a döndüm.
Amaç,bakış açısı; Dünyaya farklı bir açıdan bakmak ise amaç o zaman sanat gelir aklıma, Fotoğraf,müzik,resim,dans,vb… Spontane yaşamanın vermiş olduğu grift yapıya kapılmadığımız sürece, özğürlüğün tadını çıkarmak ve bu özğürlüğü Fotoğraflamak, o duygunun dışa vurumunu,dinginliğini notalara dökmek benim bu hayatta yapabildiğim en özgür tavrım…